Merhametli Naz!

30/5/2007

Henüz 13 yaşında ve çok güzel kompozisyonları var.İşte bu arkadaşımız Handan Göknur POLAT’ tan müthiş bir hikayecik…. 

MERHAMETLİ NAZ!

            Bir varmış bir yokmuş, ülkenin birinde öyle güzel bir kız varmış ki kızın bir dediği iki olmuyormuş. Kız, siyah saçlı, yüzü hafif siyah, uzun boylu, siyah gözlü ve saçı rüle rüle bir kızmış. Kız henüz 14 yaşında ama hiç arkadaşı yokmuş.Bu arada kızın adını da unutmayalım, kızın adı “Naz” imiş.

            Naz bir gün öyle ağlamış öyle ağlamış ki küçük kulübelerinin içi Naz’ın göz yaşlarına boğulmuş. Yatalak olan babası onu öyle görünce dayanamamış.

            -“Benim biricik kızım neden böyle üzülüyorsun. İlk göz ağarım Naz, Naz’ım benim” demiş.

            Naz hıçkırarak;

            -“Benim neden arkadaşım yok baba” diyerek sormuş.

            -“Baban senin en iyi arkadaşın değil mi kızım” diye cevap vermiş.

            Naz hiçbir şey dememiş. Babası içinden;

             -“Ben senin arkadaşınım ama ben bu diyardan göçersem Allah senin en büyük arkadaşındır.”demiş.

            Naz ağlamaktan yorulduğu için oracıkta uyuyakalmış. Naz uyurken annesi Nur hanım gelmiş. Nur hanım;

            -“Bugün bir iş teklifi daha aldım. Hafta da bir gün gideceğim ve her gittiğimde yüz milyon alacağım.”demiş.

              Baba bu habere sevinmiş.

Baba:

            -“Ama hayatım yorulmaz mısın? Ev kaç katlı?”diye sormuş.

Nur hanım gülerek.(Babamın adı Bey’miş.).

            -“İlahi Bey ev iki oda bir salon ben sadece salonu temizleyeceğim.”demiş. 

Naz uyanmış annesinin geldiğini görmüş.

Nur hanım:

            -“Kızım git bakkala iki ekmek, dört yumurta üstüne de istediğini al.”demiş.

Naz bakkalda annesinin istediği her şeyi almış ve para üstünü cebine koymuş içinden;

            -“Biriktiririm bari param olur.”diye düşünmüş.

Yolda gelirken birini görmüş içi sızlamış ve cebindeki parayı ona uzatmış. Eve doğru yol almış, eve gitmiş. Annesi kapının önünü süpürüyormuş. Naz içeri girmiş ev topluymuş. Kendi kendine “bende bari sofrayı kurayım.”diye düşünmüş.

Sofrayı kurmuş, çayı demlemiş çökmesini beklemiş çayları doldurmuş. Annesi içeri girmiş.

Nur hanım:

            -“Aferin benim kuzuma” demiş içtenlikle. Naz havalara uçmuş.

Annesi:

-“Paranın üzerine ne aldın kuzum” demiş merakından,

Naz üzgün bir vaziyette:

            -“Ben yolda gelirken bir kız çocuğu gördüm ve yüzü yara içindeydi, üstü ona küçük geliyordu ve yırtıktı, ayakkabısı da yoktu ve bende paranın üstünü verdim anneciğim.”demiş.

Nur hanım çocuğa parayı verdiğini görmüş zaten, sadece yalan söyler mi söylemez mi diye merakından sormuş işte, kızıyla gurur duyuyormuş. Çünkü annesine yalan söylememiş.

Üstelik merhametli, yalan söylemeyen kızının bir çokta arkadaşı olmuş ve babası da artık yürüyebiliyormuş.

            BİZ BU HİKAYEDEN ; “KİMSEYE YALAN SÖYLEMEMELİYİZ ve MERHAMETLİ OLMALIYIZ.”diye düşünce çıkarıyoruz.

       13 Yaşındaki Arkadaşımız HANDAN GÖKNUR POLAT

 

Etiketler : Naz

Ben Lokman Eren

29/5/2007

BEN LOKMAN EREN

Ben Lokman Eren,

Ta ezelde ben görmüştüm rüyamı,

Felek kırmıştı kanadımı kolumu,

Anneme babama hatıra bıraktım torunlarını.

                              Kaza geçirdiğimi anneme demeyin,

                              Felek çevirdi çarkımızı terse,

                              Oğlun ölmedi, kursa gitti kursa deyin,

                              Felek çevirdi çarkımızı terse.

Evimizin önü mahşere döndü,

Her gelen dostlarınız gözyaşı döktü.

                              Ben oğluma doyamadım,

                              Şimdi doysun kara topraklar.

                              Lokman’ımın mezarının üstünde otlar biter,

                              Bu dünya çektiğim acılar bana yeter.

Böyle acıları Mevla’m kimseye göstermesin,

Şimdi Lokman’ım kara toprakta yatıyor,

Düşündükçe gözlerimden yaşlar akıyor,

Sanki adaletin terazisi sarsıldı…

                              Ben nereye gidersem,

                              Gözyaşlarım da benimle gider,

                              Eller güler oynar benim gözyaşlarım sel olur gider,

                              Dost dediklerim yüzüme bakmaz el olur gider…

Kara toprak nice bedenler yedin,

İnsan gibi muhannet değilsin.

Senden geldim sana döneceğim,

Kara toprak yorgan gibi üstümü örtersin,

Gizli sırlarımı kimseye söylemesin.

                              Ne kadar asilsin kara toprak,

                              Ne kadar güzelsin kara toprak…

                                                        Kerim EREN

 

Etiketler : Asuman YANMAZ

SENİ SEVDİM ANNE

Senin şefkatini, senin beni sevmeni,

Küçükken her ağladığımda neyin var yavrum demeni,

Benimle hasta olup benimle iyileşmeni,

Ben seni sevdim Anne.

                                    Her okula gidişimde beni giydirmeni,

                                    Zihnin açık olsun deyip koklayıp öpmeni,

                                    Saçlarımı taramanı, yüzümü okşamanı,

                                    Ben seni sevdim Anne.

Okuldan her dönüşümde kapıda beklemeni,

“Karnın aç mı, ne yersin yavrum?” demeni,

Karnımı doyurup, birde dizlerinde yatmayı,

Ben seni sevdim Anne.

                                    Gözlerim her dalışında uykuya seninle,

                                    Hani masallar anlatırdın ya tatlı dilinle,

                                    Üstüme örterdin ya hissettirmeden yorganımı,

                                    Ben pamuk ellerini, seni sevdim Anne.

 

Dünyanın en kutsal varlığı Anneme sevgilerimle…

SENİ ÇOK SEVİYORUM ANNEM… 

Uğur ASLAN

Etiketler : Uğur ASLAN

Mustafa Bey Tatile Nereye Gidecek ?

Meraklanan Arkadaşlar İçin ;

İşte Orası :  BİNGÖL

 

Etiketler : Bingöl

Özlüce Barajı

25/5/2007

 BİNGÖL'E GİDİYORUZ ARKADAŞLAR.

Etiketler : Bingöl